HZ. MUSA’NIN AZRAİL’E TOKAT ATMASI VE GÖZÜNÜ ÇIKARMASI HADİSİ İNCELEMESİ…

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Hz. Muhammed peygamber efendimizin, Musa as ve Azrail as arasında geçen bir olayı aktardığı rivayet edilir…

Buna göre Ebu Hureyre (ra)’dan rivayet, peygamber efendimiz rivayet etmiş ki:

“Melekül Mevt (yani Azrail as) Musa as’a ruhunu kabzetmek için gönderilmiş. Hz. Musa’ya geldiği zaman, Hz.Musa ona tokat vurmuş. Azrail’in bir gözü çıkmış. Azrail as Rabbine dönmüş ve demiş ki: “Beni öyle bir kula gönderdin ki, ölümü istemiyor.” Cenabı Hak ona gözünü tekrar iade etmiş.” Kaynak: Sahihi Buhari, 2/113 ve 4/191; Sahihi Müslim 4/1843

Allah Kur’an’da diyor ki: “Rabbinizden size indirilene uyun, onu bırakıp başka dostlara uymayın, ne kadar da az öğüt alıyorsunuz…” (Araf 3),  “Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” (Sad 29)

Allah’ın bu hükümleri dolayısı ile peygamberin söylediği rivayet edilen bu hadisin Kur’an’a (İslam’a) ve akla uygun olup olmadığını, yine Kur’an’dan ayetler ışığında inceleyeceğiz.

İddiaya göre Allah’ın Hz.Musa’nın canını alması için görevlendirip gönderdiği meleğe, Hz.Musa onun Azrail as olduğunu anlamadan bir tokat atıyor ve gözünü çıkarıyor. Böylece meleği dövüp, korkutup kaçırıyor, meleğin görevini yapmasını engelliyor. Bunun üzerine Azrail as. sokakta arkadaşından dayak yiyen ve durumu gidip babasına şikayet eden küçük bir çocuk gibi Allah’a gidip, “beni öyle bir kula gönderdin ki ölmek istemiyor” diyor. Hz.Musa’nın kendisine tokat attığını ve gözünü çıkardığını söylüyor. Bunun üzerine Allah’ta meleğe gözünü geri veriyor…

Peki Kur’an’a göre böyle bir şey gerçekten yaşanmış olabilir mi? Gelin hep birlikte inceleyelim…

Allah kitapta diyor ki:

“Onlar ayrıca “O’na bizim de görebileceğimiz bir melek gönderilmeli değil miydi?” dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik, her şeyin hükmü verilip yeryüzünde yok edilmeleri gerçekleşmiş olurdu da, onların tevbe etmeleri de beklenmez, kendilerine göz bile açtırılmazdı. (Hemen helâk edilirlerdi.)” (Enam 8)

Bu ayet şu demek oluyor: eğer Allah bir kulunun canını almak için bir melek gönderirse, buna hükmetmişse, bunu kimse önleyemez demek!..

Peki peygamberin söylediği rivayet edilen bu din, akıl ve hikmet dışı hadise Kur’an’da ayet ile böyle açık bir cevap verilmesine rağmen ne oluyor? İnsanlar dini anlamak için Kur’an’ın yetersiz olduğunu düşünüyor ve gidip peygamberin söylediği iddia edilen buna benzer sözler ile din diye amel ediyor…

Merak etmeyiniz sevgili dostlar, bu sadece günümüzde yaşanan bir olay değil… Hz.Muhammed’in yaşadığı zamanda bile Kur’an’ı dini açıklamak için yeterli görmeyenler ve din diye atalarını üzerinde buldukları Hz.İsa, Hz.Musa, Hz.Yahya, Hz.Şuayb, vs şöyle söylemişti, hareket etmişti gibisinden rivayet edilmiş hadisler/sözler ile amel edenler mevcuttu. Bu zihniyetteki insanlar Hz. Muhammed’e de din diye kendilerine Kur’an’dan başka sözler getirmesini istediler…

“Ayetlerimiz onlara açık olarak okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle dediler: “Git bize bundan başka bir kitap (Kur’an) getir yahut bunu değiştir…” (Yunus 15)

Peki Hz.Muhammed bunlara ne cevap verdi dersiniz?

“De ki: Benim onu kendi arzuma göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.” (Yunus 15)

Bu ne demek? Hz.Muhammed dine kendisine vahyedilen Kur’an haricinde hiçbir şey eklemedi ve Kur’an dışında başka hiçbir şey ile din diye amel etmedi demek. Peki, Hz. Muhammed neden böyle davranmış olabilir? Nedeni çok basit. Öyle davranmıştır çünkü:

“Din yalnız Allah’a aittir!” (Zümer 3)

“Hüküm yalnız Allah’a aittir.” (Yusuf 40)

“O hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.” (Kehf 26)

Ayetlerden anlaşılan şudur ki, ne peygamberler ne de bir başkası, Allah’tan başka hiç kimse, dine hiçbir kelime, söz, hüküm ekleyemez veya çıkaramaz demek…

O halde burada bir hakikati açığa çıkarmak gerekiyor… İslam dini Hz. Muhammed’in hükümlerini belirlediği/koyduğu bir din değil, Allah’ın hükümlerini koyduğu bir dindir, Allah’ın dinidir! Kur’an-ı Kerim’deki sözler de peygamberimizin sözleri değil, âlemlerin rabbi olan Allah’ın sözleridir!

Dolayısı ile İslam, zannedildiği gibi peygamberimizin hayatı boyunca söylediği rivayet edilen hadislerden (sözlerden), hareketlerden, giydiği kıyafetlerden, saçının sakalının şeklinden oluşan bir din değil, gerçekte Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerden, yani Allah’ın hadislerinden oluşan bir dindir! Peygamberin kendisi de daha önce kitap nedir, iman nedir bilmez iken, Kur’an sayesinde hidayete, doğru ve güzel ahlaka, Allah’ın dosdoğru yoluna ermiştir. Dolayısı ile din ile ilgili her konuda ve şu anda bahsi geçen konuya benzer tüm rivayet edilen konular hakkında hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’an ile amel etmek gerekmektedir.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Cüneyt Aktan

16.02.2019

 

285 Toplam Görüntülenme 2 Günlük Görüntülenme
Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Leave A Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.